Nisan ayının girmesiyle yaza coşkulu bir giriş yaptık, inceden tatile nereye gitsek diye düşünür olduk. Okuyacağımız kitapların yiyeceğimiz yemeklerin listesi çoktan hazır. Ah bu güzel havalar…

Büyük bir şiir aşığı olan ben bu şiir adını da şairini de unutmam, yeri gelmişken belirtelim bu hafta Türk tarihinin belki de gelmiş geçmiş en büyük sanatçısı Orhan Veli’nin doğduğu hafta. Şiirle ruhunu besleyenlerin çok sevdiği Orhan Veli 13 Nisan 1914’te Beykoz’da gözlerini dünyaya yıllar sonra ise şiirlerini bize açmıştır. O çok sevdiğimiz şiirlerinde derin manalar ararken isterim ki ona ait ilginç bilgileri sizlerle paylaşayım ve çok sevdiğim bir şiirine nefes vereyim.

Orhan Veli 5 yaşında yanma tehlikesi geçirmiş ve uzun süre tedavi görmüş.

Lisenin ilk yıllarında edebiyat öğretmeni herkesin bildiği, edebi eserleriyle tanıdığı Ahmet Hamdi Tanpınardır. Ne yazık ki gözlerinin akı gözükürken de yanında olan kişi kendisiydi.

Orhan Veli ünlü bir klarnistti. Cumhuriyetin ilanından sonra ise Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası şefi oldu.

“Yazık oldu Süleyman Efendiye” mısrası çok popüler olup Nurullah Ataç’ın deyişi ile “vapurlara, tramvaylara, kahvehanelere” kadar girmiş ve deyim niteliği kazanmıştır.

Nazım Hikmet’in hapishaneden çıkartılması için açılan kampanyaya katılıp 3 gün açlık grevi yapmıştır.

Beyin kanaması geçirdiği sırada üstünde bulunan ceketin cebinden, diş fırçasına sarılı bir kağıt çıkartılmış. Bu kağıtta ise ünlü şairin edebiyatımıza kazandırdığı son şiiri yazmaktaydı.

Sizlere en sevdiğim şiiriyle veda etmek istiyorum, bir sonraki yazı dizisinde görüşmek üzere…
 
Güzel Havalar

Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
Böyle havada aşık oldum;
Eve ekmekle tuz götürmeyi
Böyle havalarda unuttum;
Şiir yazma hastalığım
Hep böyle havalarda nüksetti;
Beni bu güzel havalar mahvetti.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×