Bireylerin benliklerinde barındırdığı gizli ya da aleni korkuları vardır. Bunlar doğal duygular olmanın yanı sıra 7’den 70’e kadar hepsinin tadına bakar bedenimiz. Fakat korku ve kaygının şiddeti günlük yaşantımızda aksamalara neden oluyorsa ne yapacağız?

Karaları bağlamadan ah vah etmeden önce kendimizi dinleyelim ,sonra da bir psikoloğa gidelim ki ömür boyu bu kaygıları yaşamayalım. Modern şehir yaşantımızda bir kenara örülmüş bu örümcek ağının adı fobidir. Fobisi olmayana hayat hoş ya fobisi olanlar gerim gerim gerilir desek yeridir.
 
Fobi kelimesi phobos kökünden gelir ve Latince’de dehşet anlamına gelir. Her canlı kendisini uyaran, tehdit eden durumdan yada canlıdan kaçmak ister. Bu bir canlıya karşı ise durum biraz can sıkıcı hal alacak; örneğin köpek fobisi olan biri bunu aşmak için gerekli desteği aldıktan sonra onunla yüzleşmek hatta sevgi göstermek durumunda kalabilir. Peki ya bireyin fobisi kendi  zihninde yarattığı veyahut  tramvaya bağlı bir korku ise ne olacak?

Trafik kazası geçirmiş olan birinin fobisi vardır, belki hayatı boyunca trafiğe çıkamayacak daha da kötüsü kaza unsuru içerebilecek hiçbir vasıtayı kullanmayacak. Bu korku yelpazesinin içinde kaybolmadan fobisi olan okurlarıma önerim bir psikolog desteği almasıdır, bir destek de benden olsun size anlamsız bir fobiden bahsedeyim, belki siz de buna anlam veremeyip kendi fobinizi de öyle görürsünüz ve daha kolay kurtulursunuz. 
 
Ablutofobi : Yıkanma ve banyo yapmaktan korkmak. Biz bu korkuyu ufak çocuklarda gözlemliyoruz fakat onların ki nefessiz kalma boğulma ve gözlerine kimyasal kaçmasıyla alakalı. Ablutofobi bu çocuklardaki durumun büyümüş, dallanmış budaklanmış  hali olarak karşımıza çıkıyor.Yapılan araştırmalara göre fobi genellikle kadınlarda ve özellikle aşırı duygusal bireylerde gözlemleniyor. Semptom ve tedavisi mümkündür.
 
Bir sonraki yazı dizisinde görüşene dek, sağlıklı ve fobisiz günler…
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×