Öne Çıkanlar feto ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert Burak Hakkı biyografisi uçak kazası Bıçağınızı alın

Bu haber kez okundu.

Suriye'nin kuzeyindeki aktörler ve hamleleri

Beşer Esed rejimi 2011 yılından bu yana Suriye halkına yönelik saldırılarına devam ediyor. Tüm görüşmelere rağmen bir türlü durdurulamayan bu zulme en yüksek sesi çıkaran ülke ise Türkiye. Suriyeli sivillere yardım elini uzatan Türkiye'ye, ülkesinden kaçan yaklaşık 3 milyon Suriyeli sığınmış durumda. Astan ve Cenevre'de yapılan çözüm ve kalıcı ateşkes müzakerelerine rağmen iç savaş henüz soa ermiş değil. Peki Suriye'nin kuzey kesimindeki aktörler kimler? İç savaşa dahil olan aktörler hangi hamleleri yaptı? İşte detaylar...

ESED REJİMİ

Özellikle İran'dan aldığı asker desteğiyle Şam ve Halep merkezini kontrol altına aldı. İran ve Rusya'nın desteğiyle Fırat Nehri'ne ulaştı. Ancak uzun süreçte bu bölgeleri ne kadar elinde tutabileceği belirsiz. Zira dış ülkelerden destek almadan böyle geniş bir alanı kontrol edebilecek güce sahip değil. Kontrol edemediği bölgelerde savaş suçu işleyip kimyasal silah kullanıyor. Halep'te olduğu gibi İdlib'i de sivil katliamlar sonrası ele geçirmek istiyor.

ILIMLI MUHALİF GÜÇLER

Rejim güçlerinin Halep'i ele geçirmesinin ardından muhalif güçler İdlib'te toplandı. Muhalif grupların öncelikli hedefleri arasında; Barış görüşmelerinin devam etmesi, kalıcı ateşkese riayet edilmesi, BM kararları ekseninde geçici hükümet kurulma çalışmalarının başlaması, yeni anayasa hazırlanması, en kısa sürede seçim yapılması ve demokratik bir rejimin tesis edilmesi yer alıyor.

TERÖR ÖRGÜTÜ PKK/PYD

PYD/PKK kendini rejim karşıtı olarak konumlandırmıyor. Rejim güçleri, bazı bölgeleri 2012'de PYD'ye bırakarak çekilmeye başladı. Bundan sonra örgüt kısa sürede, Ayn El Arab (Kobani), Afrin ve Dirbesiye'yi ele geçirdi. Ocak 2014'te Afrin, Ayn El-Arab ve Cezire'de özerklik ilan etti. Şubat 2017'de, Ayn-El Arab (Kobani) ve Cezire kantonları arasında rejimin güneyde kontrolü sağlaması ile koridor açıldı. Örgüt, uluslararası arenada kendisini DEAŞ karşıtı olarak sunarak koz elde etti. Ancak DEAŞ'la mücadelesi söylemden öteye geçmedi. Bazı alanlardan DEAŞ, PKK/PYD'ye silahlarını bırakarak çekildi. PYD ve askeri kanadı YPG, ABD'den net biçimde destek alıyor. Örgüte Rusya da destek veriyor. Örgüt bu destekler sayesinde Türkiye'nin doğrudan müdahalesine karşı kendine kalkan buluyor. Örgütün Afrin ve Ayn el-Arab'ı (Kobani) birleştirme çabaları Fırat Kalkanı Harekatı sayesinde sonuç vermedi. Bu hat üzerindeki bazı alanlar Esed rejimi tarafından ele geçirilince güneyinde bir geçiş hattı kuruldu. Örgüt, bulduğu destekle güneye doğru daha geniş alanlara yöneliyor. İlerlediği bölge zengin tarım alanlarına sahip. Bölgeyi kontrol altında tutabilmek için silahlı gücünü artırıyor. Ancak saflarına kattığı ve eğitim verdiğini ileri sürdüğü insanların birçoğu çocuk yaşta. Örgüt açıkça bir savaş ve insanlık suçu olan çocuk askerleri kullanıyor. Bu durum, bölge halkında huzursuzluk yaratıyor. Türkiye ve Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO) birlikte gerçekleştirdiği Fırat Kalkanı Operasyonu PKK/PYD'nin bölgede etkinliğini azalttı.

TERÖR ÖRGÜTÜ DEAŞ

Suriye'deki iç savaşın başlamasının ardından örgüt ülkedeki kaosu fırsat bilerek ülkenin geniş kesimlerini kontrolü altına aldı. Özellikle Suriye'nin kuzeyinde etkinliğini ve gücünü artırdı. Ağustos 2016-Mart 2017 tarihleri arasında Türkiye ile ÖSO'nun birlikte gerçekleştirdiği Fırat Kalkanı Harekatı'ndan sonra DEAŞ, kontrolü altındaki bölgelerin bir kısmını kaybetti. DEAŞ, Suriye'de barış sağlanmasına yönelik hiçbir görüşmeye dahil edilmiyor ve örgüt ülke genelindeki ateşkesin de dışında tutuluyor. Türkiye, DEAŞ'la etkin mücadele eden tek ülkedir.

TÜRKİYE

Suriye'deki iç savaşın başlamaması için büyük çaba sarf etti. İlk günden itibaren tüm diplomatik kanalları kullandı. Savaştan kaçan yaklaşık 3 milyon Suriyeli'ye ev sahipliği yapmaktadır. Şu ana kadar mülteciler için harcadığı para 25 milyar doları geçti. Esed rejimine karşı ılımlı muhalif gruplar üzerinde en fazla etkiye sahip ülkedir. Türkiye, Rusta ile yaptığı işbirliği çerçevesinde Astana sürecinin başlamasına öncülük etti. Silahlı ılımlı muhaliflerden bazılarının Astana'daki Suriye toplantısına katılmasına da öncü oldu. Ağustos 2016-Mart 2017 tarihleri arasında Özgür Suriye Ordusu'yla birlikte Fırat Kalkanı Operasyonu'nu gerçekleştirdi. DEAŞ ve PYD'nin etki gücünü kırdı. Türkiye, hiçbir koşulda Suriye'nin bölünmesini istemiyor. Suriye'de bir çok savaş ve insanlık suçu işleyen terör örgütü PYD/PKK'nın aktörleşip uluslararası meşruiyet kazanmasını istemiyor. Suriye'nin kuzeyinde terör örgütü PKK/PYD'nin denetimindeki kantonların birleşip siyasi bir kimlik kazanmasını da kendi güvenliği için bir tehdit olarak görüyor. Zaten Fırat Kalkanı Harekatı'nın bir amacı da Suriye'nin kuzeyinde oluşacak muhtemel bir PYD/PKK özerk devletinin önüne geçmekti. Türkiye, Fırat Kalkanı Operasyonu'nun bitmesinin ardından Münbiç ve Rakka'ya operasyon hazırlığı yapmaya başladı. Türkiye bununla beraber Türkiye-Suriye-Irak üçlü sınır hattında stratejik öneme sahip olan ve terör örgütü PKK'nın 'yeni Kandil' yapmak istediği Sincar'a operasyon hazırlığı yapmaktadır.

OBAMA DÖNEMİNDE ABD

Obama döneminde ABD'nin görünen amacı, DEAŞ'la mücadele etmekti ancak bu konuda şu ana kadar yeterli bir varlık göstermedi. DEAŞ'la mücadele söylemden öteye geçmedi. Terör örgütü PYD'yi Suriye'de kara gücü olarak kullanıyor. ABD, PYD'nin silahlı kanadı YPG'yi hem hava saldırıları hem de lojistik ve silah sevkiyatı ile destekliyor. PYD güçleriyle Rakka operasyonuna hazırlanıyor. Kendisiyle iş birliği yapacak unsurları eğitiyor. ''Radikal selefilerin güçlenmesini önlemek'' görüntüsü altında bölgedeki kontrolünü arttırmayı hedefliyor. Bu amaçla Rakka operasyonundan sonra bölgenin demografik yapısını yok sayarak bölgede PKK-PYD terör devleti kurmayı ihtimaller arasına koymaktadır.

RUSYA

Bölgede Amerikan yanlısı yönetim istemiyor. Esed Rejimi'ni hem siyasi hem de askeri olarak destekliyor. Rejimin tek başına ülkenin tamamını kontrol edemeyeceğini biliyor. Rejime entegre edilebilecek ya da rejime tehdit olmayacak bölgelere karşı çıkmıyor. Bu suretle ABD ve YPG'nin DEAŞ'ı Rakka'dan çıkarmak için ortak askeri operasyon yapmasına itiraz etmiyor. Bununla birlikte terör örgütü PYD'nin yalnızca ABD güdümünde olmasını istemiyor. Terör örgütü PYD üzerinde söz sahibi olmayı amaçlıyor. Bu kapsamda Şubat 2016'da Moskova'da ofis açtırılan PYD'nin ülkede faaliyet yürütmesine izin veriliyor. Rusya'nın Suriye barışı için sunduğu anayasa önerisi, PYD'nin Suriye'nin geleceği ile ilgili tasarılarıyla örtüşüyor. Son dönemlerde Rusya'nın YPG'li teröristleri eğitmek için terör örgütü PYD kontrolündeki Afrin'de üs kuracağı iddia ediliyor.

İRAN

Uzun zamandır Suriye rejim güçlerini destekliyor. İranlı general ve askerler Esed Rejimi'nin askerleriyle beraber sahada savaşıyor. İran'ın mali destek verdiği Lübnan Hizbullah'ına bağlı Şii milisler de Suriye'de Esed'e bağlı birliklerin müttefik birlikleri konumunda yer alıyor. Bölgede Amerikan güdümünde oluşumlar istemiyor gibi görünse de PYD ve YPG' ye karşı herhangi bir girişimde bulunmuyor. Yerel çatışmaları ateşleyip sorunlu alanlar üzerinden bölgelerde kontrolü sağlamayı amaçlıyor. Kendisini dışarıda bırakacak surette ABD-Rusya yakınlaşma ve anlaşması istemiyor. Böyle bir durumda o anlaşmayı bozmak üzere yerel küçük çatışmaları tetiklemeye yöneleceği ifade ediliyor. Suriye'de mezhepsel çatışma ve katliamları artırma politikası izliyor.

Kaynak: TRDiplomacy

Anahtar Kelimeler:
RusyaTurkiyeSuriyeIran
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×