Hemen hemen her evlilikte olduğu gibi aradan yıllar geçtikçe ilişkide deformasyonlar yaşanmaya başlıyor. Çiftler, birbirinin kusurlarına karşı tahammülsüzlük yaşıyor, en ufak sorunlardan dolayı aralarına aşılması zor duvarlar örüyorlar.

Evliliğin ilk günleri, hatta ilk ayları o kadar keyifli geçiyor ki, insan bu mutluluğun bitmesini hazmedemiyor sanırım. Flört ederken ya da nişanlılık sürecinde birbirini bekleyen, aynı evde aynı sabaha uyanıp, aynı sofrada kahvaltı yapma fikri bile heyecan veriyor insana. Sonunda ilişkimizi mutlu sonla noktalıyor, evleniyoruz. Tam da hayalini kurduğumuz gibi aynı hayatı aynı evin içerisinde paylaşmaya başlıyoruz. Ancak, bir süre sonra yolunda gitmeyen bazı şeyler olmaya başlıyor. Bunun nedeni, sürekli birbirini görmek, buluşma hayali kurmaya gerek kalmadan aynı yastığa baş koymak olabilir.

Ben de birçok insan gibi evliliğimin cicim ayları diye tabir edilen kısmını tamamladıktan sonra evliliğimin üzerinde kara bulutlar gezmeye başladığını farkettim. Tabi, hemen müdahale ederek kara bulutları yok etm operasyonu için kolları sıvadım.

İlk olarak yaşadığım sorunların kaynağına inerek en başından beri süregelen davranış ve tutumlarımızı değerlendirdim. Biz neden evlendik, ne kadar mutluyduk, tartışmalar hangi konulardan dolayı yaşanmaya başladı, benim kusurlarım ve eşimin kusurları…

İlk olarak aklımıza kazımamız gereken en önemli konu; HİÇ KİMSE KUSURSUZ DEĞİLDİR!

Bunu baz alarak düşündüğümüz zaman karşımızdaki kişinin de kusurları olabileceğini düşünür ve tölare etme yoluna gideriz. Eşinizin de herkes gibi yanlış davranışları olabileceğini düşünün. Ben öyle yaptım. Sanki benim hiç kusurum yok mu? Tabi ki var.

İnsan psikolojisi bazen yanlış davranışlarımızı yapmamıza engel olmamıza izin vermez, ya da bunu başarmayı güçleştirir. İşte bunun asıl kaynaği egodur. Ego, insanın kendisini mükemmel görmesini, tüm kusurlarının üzerini örtmesini, kendi yaptığı hataları görmezden gelip mükemmle olduğunu düşünmesini sağlar. Eğer, bu durumu idrak ederek sindirebilirsek egomuzu törpüler ve eşimize karşı daha ılımlı yaklaşabiliriz.

Kendine karşı özeleştiride bulunmak önemli bir adımdır. İnsanın kendini eleştirmesi ve yanlışlarını itiraf etmesi çok zordur. Yine egonun devreye girmesi ile kendimizi eleştirmemiz zorlaşır. Ancak, kendi kendimize kaldığımız bir anda kavga esnasında sergilediğiniz tutumu ve söylediğiniz sözleri değerlendirebilir, yaptığınız yanlışları farkedebilirsiniz.

Örneğin; ben kavga sonrası bir kağıda kendi yaptıklarımı ve söylediğim sözleri yazmıştım. Başka bir kağıda da eşiminkileri. Böylece bazı sözleri birbiri ile kıyaslama fırsatı elde edebilirsiniz.

Suçsuz dahi olsak bazen kabullenmeye çalışmak işe yarayabilir. En azından benim evliliğimde işe yaramıştı. Tartışma yaşanmaya başladığı anda bir an olsun düşünüp kendinizi telkin ederek eşinize “haklısın” diyebilirseniz, eşinizin sakinleşmesine yardımcı olursunuz. Birkaç kez aynı davranışı gerçekleştirerek eşinizin kendi hatasını görmesini sağlayabilirsiniz. Sonunda da haklı olduğunuz halde haksız gibi durumun kabullenmiş göründüğünüzden dolayı eşinizde farkındalık yaratırsınız. Eşiniz bu durumu farkettiğinde yanlış yaptığını anlayacaktır. Ortam sakinleşip sular durulduğunda eşinizi karşınıza alıp tekrar bir değerlendirme yapabilirsiniz.

Unutmayın! Hiç bir evlilik mükemmel değildir.

Sakin kalmak ve alttan almak egonuzdan hiç birşey kaybettirmez. Aksine, verdiğiniz mücadeleden mutlu bir sonuçla çıkmanızı sağlar. Eğer evliliğinizi kurtarmak istiyorsanız, bu yolları denemenizi tavsiye ederim.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×