Bu haber kez okundu.

Savunma Sanayi Müsteşarından ’Leopard tankları’ açıklaması

Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir, Almanya’nın Leopard tanklarının modernizasyonunu askıya alması kararına ilişkin, “Önümüze kısıt vesaire olarak getirilen herhangi bir kalemle ilgili hiçbir endişeye sahip değiliz” dedi.

Savunma Sanayii Müsteşarı Demir, “Ar-Ge Projeleri Sözleşme” imza törenine katıldı. Törende yaptığı konuşmada Demir, Türkiye’nin kalkınması, ekonominin gelişmesi için yüksek katma değerli ürün üretilmesi gerektiğine işaret ederek, “Bu genel ekonomi ve genel sanayi için söz konusu. Ama savunma sanayine gelince bu bir kat daha önem taşıyor. Çünkü bir anlamda ülke olarak istiklal ve istikbalimizin garantisi bağımsızlığımızı ve ülke olarak kendi çıkarlarımız doğrultusunda karar vermemizin anahtarıdır. Dünden beri basında ‘Leopard tankları şöyle oldu, böyle kısıt oldu.’ Biz diyoruz ki, biz şu anda önümüze kısıt vesaire olarak getirilen herhangi bir kalemle ilgili hiçbir endişeye sahip değiliz. Kendimizin yapabileceği şeyler var. Alternatif kaynaklarımız var. O açıdan bu yönde daha kuvvetle özgür olabilmek, kendi kararlarımızı verebilmek, şunun bunun ambargosuna, tehdidine boyun eğmemek adına yüksek teknolojili ürünlerin oluşması, bağımlılığımızın azalması ve özellikle savunma sanayinde yetkin hale gelmemiz gerekiyor. Bunun da anahtarı yüksek teknolojiye giden yolda ürünleri geliştirmek ve Ar-Ge yapmak” açıklamasında bulundu.

"ÜLKEMİZDEKİ SANAYİ, AR-GE VE ARAŞTIRMACI ENVANTERİNİN NET OLARAK ÇIKARTILMASI, ONLARIN BİRBİRİYLE TEMASININ SAĞLAMASININ GEREKLİLİĞİNE İNANIYORUZ"

Türkiye’nin sanayi, Ar-Ge ve araştırmacı envanterinin net olarak çıkartılması, birbiriyle temasının sağlaması gerekliliğine inandıklarını ve bunu kendi ölçülerinde yapmaya çalıştıklarını ifade eden Demir, “Yapabilen kuruluşlarla da çok net bir işbirliğine gitmek istiyoruz. İhtiyaçlarımız çok fazla. Çalışılması gereken alan sayısı çok fazla. Buradan 14 konudan bahsettik, yarın bin 14, belki daha fazla konunun araştırılması gerekiyor. Bu sadece bizim yapabileceğimiz bir şey değil. Zaten bu konuda sadece bizim değil ülkemizin konusu” şeklinde konuştu.

Demir, konuşmasına şöyle devam etti:

“SSM olarak Ar-Ge birimimizin bilim adamlarından oluştuğunu, teknik konuları çok net ve derin bilen arkadaşlar olduğumuzu iddia etmiyoruz. Ama bu sürecin sahiplenilmesi, yönetilmesiyle ilgili bir sahiplenme içinde bulunuyoruz. Bu sahiplenmede Ar-Ge sürecinin yönetilmesinde, yürütülmesinde üniversitelerimizin desteği çok önemli. Bu konuda da geniş bir tabanın oluşturulması, katılımcının oluşturulmasına önem veriyoruz. Bu takip böl, parçala, dağıt, topla işi olmadan ve sadece bir anlamda günümüzün teknolojisi değil veya bazen arkasından koştuğumuz teknolojiler değil, belki önümüzdeki yıllarda şu anda sadece akademik alanında konuşulan, bilimsel ortamlarda konuşulan gelecek 10-20 yıl teknolojileri oluşturan konular var. Bir anlamda bazı alanlarda trenin peşinden koşuyorsak da bazı alanlarda vagona önden atlama şansımızda var. Bu şansı yakalamanın yolu da ufuğu iyi taramak, geleceğin teknolojileriyle ilgili geniş bir ufka sahip olmak. Bu ufka da genelde üniversite ve araştırma kuruluşları sayesinde ulaşmış olacağız. Hem kaynak ayırmakta hem de ürüne giden yolda bazı tanımları ve yol göstermeleri yapmakta şirketlerimizin değeri çok önemli. Burada önemli olan husus israf yapmamak, alacağımız çok yol var, ayırmamız gereken çok kaynak var. Eğer bu kaynakları israf ediyorsak, aynı konuda üç beş yerde fuzuli çalışma yapıyorsak bu da israftır. Bunları birleştirmek ve sonuca giden yolda en optimum çözümü bulmak hepimizin boynunun borcu.”

"OLUŞTURACAĞIMIZ BEYİN ORDUSU BİR ANLAMDA YARDIMCI VE DESTEK OLACAK"

“Güvenlik kuvvetlerimizin önünde büyük meydan okumalar var” diyen Demir, “Sadece Silahlı Kuvvetler değil, emniyet, istihbarat kuvvetlerimiz, bunların hepsi için önemli teknolojik alanlar var. Bu anlamda da oluşturacağımız beyin ordusu bir anlamda yardımcı ve destek olacak. Ülkemizin kaynaklarını en iyi şekilde istikbal ve istiklalimizin korunması devamı müreffeh bağımsız bir Türkiye için hep beraber bu çalışmayı yapmış olacağız. 14 proje inşallah bin 14 olması yönünde de sizlerin desteklerini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

14 PROJENİN SÖZLEŞMELERİ İMZALANDI

Konuşmaların ardından Çınar, Havadis, Değirmen, Kaşif, Kaya, Hiza, Kubbe, Atom, Refrakter, Patlayıcı Geliştirilmesi, Dinç, Akasya, Örtülü İletişim ve Mogan Projelerinin sözleşmeleri imzalandı. Bu projelerde yüklenici modeli KOBİ-sanayi-üniversite iş birliğine dayalı olarak oluşturulmuş Anadolu üniversitelerinin de içinde bulunduğu 11 üniversiteye ve 3 TÜBİTAK enstitüsüne söz konusu modelde yüklenici veya alt yüklenici olarak yer verildi. Bilginin ve teknolojinin sanayiye aktarılmasını; sanayinin de teknolojiyi ürüne dönüştürmesi hedeflenen projeler sonucunda askeri telsizler, kamu güvenliği geniş bant haberleşme şebekesi, istihbarat sistemleri gibi platform ve ana sistem projelerinin alt sistemleri kapsamında ihtiyaç duyulan teknoloji ve bileşenler kazanılmış olacak. Özellikle havacılık uygulamalarında kritik malzemelerin yerli olarak üretilmesi ile bu alanda ülkemizin yurt dışı bağımlılığı büyük oranda giderilecek, tahrip teknolojilerindeki kritik malzemeler milli olarak üretilebilecek. Radar uygulamalarında kullanılacak yarı iletken bileşenlerin yurt içinde üretilecek şekilde geliştirilmesiyle radarların kabiliyetleri artırılarak tümüyle milli olarak üretilebilmesi için en önemli teknolojilerden biri kazanılmış olacak. Bunun yanı sıra sualtında askeri unsurların haberleşmesini daha güvenli hale getirmek için gerekli teknolojik çalışmalar yapılacak.

(Pelin Üzek Kılıç/İHA)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×