Öne Çıkanlar Nusret Mayın Tatbikatı 2016 Play Store kpss yorumları Fehriye-Erdal tekel

17 Ağustos 1999 depremi sesimi duyan var mı

17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi. O sabah tüm Türkiye acı bir haberle güne uyandı. Merkez üssü Kocaeli Gölcük ilçesi olan ve 45 saniye süren 7,4 şiddetindeki depremde binlerce ev ve iş yeri yıkılırken, 17.480 kişi hayatını kaybetti, 23.781 kişi yaralandı, 505 kişi sakat kaldı. Peki 17 Ağustos 1999 Gölcük depremi sırları neler?

17 Ağustos 1999 depremi sesimi duyan var mı
1999 Gölcük depremi, 17 Ağustos saat 03.02'de gerçekleşti. Kocaeli Gölcük merkezli depremin büyüklüğü Richter ölçeğine göre 7,5 olarak ölçüldü. Büyük çapta can ve mal kaybına yol açan depremde 17 bin 480 kişi yaşamını yitirdi, 23 bin 781 kişi yaralandı ve 505 kişi sakat kaldı. Türkiye o sabah güne acıyla uyandı.

1999 Gölcük Depremi, İzmit Depremi, Marmara Depremi ya da 17 Ağustos 1999 depremi unutmadık, unutturmayacağız. Marmara, Ege, İç Anadolu Bölgesi olmak üzere Türkiye'nin birçok ilinden de hissedilen 1999 Gölcük Depremi'nde resmi rakamlara göre 285 bin 211 ev ile 42 bin 902 iş yeri hasar gördü. 133 bin 683 binanın kullanılamaz hale geldiği deprem sonrası yaklaşık 600 bin kişi evsiz kaldı. Yaklaşık 16 milyon kişi ise depremden manevi düzeyde etkilendi. Bu nedenle 1999 Marmara depremi Türkiye'nin yakın tarihini derinden etkileyen en önemli olaylar arasında yer alıyor. 17 Ağustos 1999 depreminin Türkiye'nin en önemli sanayi bölgesi olan Marmara Bölgesi'nde olması ve çok geniş bir bölgeyi etkilemesi ise ülkede büyük sıkıntılara neden oldu.

17 Ağustos depremi

1999 DEPREMİNİN BÜYÜKLÜĞÜ VE KONUMU

17 Ağustos 1999 depremi saat 03.02'de 40,70 kuzey enlemi ile 29,91 doğu boylamının denk geldiği bölgede, Kocaeli'nin 11 kilometre güneydoğusunda meydana geldi. Depremin büyüklüğü çeşitli kuruluşlar tarafından farklı farklı bildirildi. Ancak 17 Ağustos depreminin moment şiddeti büyüklüğü 7,5 ve 7,7 arasında değişmektedir. İstanbul Üniversitesi Kandilli Deprem Araştırma Enstitüsü verilerine göre ise depremin şiddeti 7,5 olarak duyuruldu.

Yakın tarihte Marmara Bölgesi'nde Adapazarı merkez üssü olmak üzere 1943, 1957 ve 1967 yıllarında da şiddetli depremler meydana gelmiştir. Geçmişe bakıldığında ise ortalama olarak 30 yılda bir bu bölge ve çevresinde büyük depremler olmuştur. 1999 depreminden sonra belirli periyotlarda ve farklı büyüklüklerde depremlerin beklenmesi burada bulunan fay hattının karakteristik özelliklerinden kaynaklanıyor.

17 Ağustos 1999 depreminin bu kadar çok can kaybına sebep olması ile ilgili olarak kaçak yapılar, deprem standartlarına uygun olmayan binalar, gevşek zemin üzerine inşa edilen yapılar ve daha ucuza bina inşa etmek için malzemeden çalan müteahhitler gösteriliyor. Deprem sonrası zorunlu deprem sigortası gibi bazı düzenlemeler yapılmıştır.

Adapazarı depremi

17 AĞUSTOS DEPREMİ SONRASI AÇILAN DAVALAR

17 Ağustos 1999 depremi sonrasında hasar gören ve çöken binaları yapan müteahhitler hakkında 2 binin üzerine dava açıldı. Bu davalardan bin 800'ü hukuki boşluklar nedeniyle cezasız sonuçlandı. Geriye kalan 300 davadan sadece 110 tanesi için ceza kararı çıkartıldı. Bunun dışında kalan davalar ise 7,5 yıllık zaman aşımı sürelerinin dolması nedeniyle düştü. Örnek davalar ve sonuçları şöyle;

Düzce Ersoy Apartmanı: 36 kişi öldü, dava zaman aşımına uğradı.
Düzce Ömür Hastanesi: 11 kişi öldü, dava zaman aşımına uğradı.
Yalova Ceylankent Sitesi: 98 kişi öldü, 2 sanığa verilen hapis cezaları ertelendi.
Kocaeli Ubay Apartmanı: 58 kişi öldü, müteahhit hakkında verilen ceza ertelendi.
Yüksel Sitesi: 316 kişi öldü, 5 sanığa verilen çeşitli cezalar ertelendi.
Can Göçer ve Zafer Çoşkun: Veli Göçer'in oğluyla ortağı yakalanamadığı için haklarındaki dava zaman aşımına girdi.
Sakarya: 695 davadan 5 kişiye ceza çıktı.
Kocaeli: 600 dava açıldı, 12 kişi 10'ar ay hapis cezası aldı. 6'sının cezası infaz edildi, 6'sı için süre istendi.
Yalova: 173 dava açıldı, hemen hemen tamamı sonuçlandı. Ceza aldığı bilinen tek isim Veli Göçer 18 yıl 9 ay hapse mahkûm edildi.
Düzce: Yaklaşık 220 dava açıldığı sanılıyor. Yargılamaların sonucunda hiç kimse cezaevine girmedi.

17 Ağustos Gölcük depremi

17 AĞUSTOS 1999 DEPREMİNDE KAÇ KİŞİ ÖLDÜ

17 Ağustos Gölcük depreminde 17 binin üzerine vatandaş hayatını kaybetti. Resmi rakamlara göre 17.480 kişi hayatını kaybetti, 23.781 kişi yaralandı, 505 kişi sakat kaldı. Deprem nedeniyle Bolu'da 270, Bursa'da 268, Eskişehir'de 86, İstanbul'da 981, Kocaeli'de 9 bin 477, Sakarya'da 3 bin 891, Yalova'da 2 bin 504 ve Zonguldak'ta ise 3 kişi hayatını kaybetti. 2010 yılında Meclis Araştırma Raporu'nda ise 17 Ağustos depremi ölü sayısı 18 bin 373 olarak açıklandı.

Yaralı sayısı: 48 bin 901
Sakat kalan: 505
Yıkılan ve ağır hasarlı bina: 96 bin 796 konut ve 15 bin 939 işyeri
Orta hasarlı konut: 107 bin 315
Orta hasarlı işyeri: 16 bin 316
Az hasarlı konut: 113 bin 382
Az hasarlı işyeri: 14 bin 657
Prefabrik talep sayısı: 43 bin 264
Dağıtılan prefabrik sayısı: 40 bin 786

17 AĞUSTOS DEPREMİ SONRASI YAPILAN YARDIMLAR

17 Ağustos depremi tüm dünyada büyük yankı buldu. Dünyanın bir çok ülkesinden uluslararası yardım kuruluşları acil yardım ekibi, araç gereç, tıbbi ve insani yardımda bulundu. Depremin hemen ardından dönemin ABD Başkanı Bill Clinton ve eşi İzmit'e gelerek Doğukışla'da kurulan çadırkenti ziyaret etti.

17 Ağustos depremi sonrasında toplamda 52 ülke yardımlarıyla Türkiye'ye destek oldu. Bu ülkeler arasında Japonya, Belçika, İsrail, Azerbaycan, Bangladeş, KKTC, Kıbrıs Rum Kesimi, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Fas, Cezayir, Almanya, İtalya, Pakistan, Ürdün, Fransa, Rusya, İngiltere, Mısır, Yunanistan, Gürcistan, İsveç, Macaristan, Malezya, Finlandiya, Amerika Birleşik Devletleri yer alıyor.

17 Ağustos Depremi sözleri


17 AĞUSTOS DEPREMİ SÖZLERİ

Bir çok çocuğun anasız babasız kaldığı , bir çok anne ve babanın da çocuklarını, eşlerini kısaca hayata tutunacakları herşeylerini kaybettiği bir depremdir.

Yazık olmadı mı o kadar insan evladına? Gözlerinin önünde hayatını kaybeden abilerinin ablalarının küçük kardeşlerinin akıl sağlıklarına , hayatını kaybeden o kadar insan evladına yazık olmadı mı?

Kader olduğunu düşündüğümüz kadar da umursamazlıkları, ihmalleri düşünmemiz gerekiyor. Bunca acıyı yaşatan insanlardan hesap sorsan ne fayda?

Hayat işte deyip geçiyorsun bazen ama işte öyle olmaması lazım... Tüm hayatını kaybedenlere Allah rahmet eylesin yakınlarına da başsağlığı versin.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×