Bu haber kez okundu.

Post modern askeri darbe: 28 Şubat

Post-Modern Askeri Darbe olarak tarih sayfalarına giren 28 Şubat askeri müdahalesi, milli iradeye, temel hak ve özgürlüklere vurulan bir darbe olarak akıllara kazındı. Dönemin askeri yetkilileri tarafından daha çok tehdit, sindirme ve korkutma gibi psikolojik yanı ağır basan yöntemlerle gerçekleştilmeye çalışılan bu süreç ve sonrasıyla ilgili detayları yazımızda bulabilirsiniz. Öncelikle 28 şubat süreci nasıl başladı? buna bir bakalım.

28 ŞUBAT SÜRECİ NEDİR?

28 Şubat 1997'de Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sonucu açıklanan kararla başlayan, ordu ve vesayet bürokrasisinin meşru hükümeti, siyaseti ve toplumu baskı altına aldığı bir süreçtir. Alınan kararlar ve sonrasında yapılan uygulamalar Türkiye'deki siyasi, idari, hukuki, ekonomik ve toplumsal yapıya büyük zarar verdi.

DARBENİN ARKA PLANI

28 Şubat askeri darbesinin ardında iki temel neden yatıyor. Bunlardan ilki; ''Askeriye, yargı, sermaye, medya ve finans dünyasındaki vesayet bürokrasisinin meşru hükümeti kendi gelecekleri, mevki ve çıkarları için tehdit olarak görmeleri'' Diğeri ise ''Batı'nın meşru hükümeti kendi politikaları ve çıkarları için tehlikeli görmesi''

BÜROKRATİK VESAYETİN RAHATSIZ OLDUĞU PARTİ: REFAH PARTİSİ

Refah Partisi 1995 genel seçimlerinden birinci parti olarak çıktı. Vesayet odaklı askeri yapı, diğer parti liderlerine, Refah Partisi lideri Necmettin Erbakan'la hükümet kurmamaları ve kurulacak hükümette Refah Partisine yer vermemeleri konusunda baskı yaptı. Refah Partisi ile Doğru Yol Partisi (DYP) arasında 8 Temmuz 1996'da 54. Hükümet (Refahyol) kuruldu. Bürokratik vesayet, kurulan bu hükümetten rahatsızlık duyduğunu her fırsat ve her ortamda dile getirdi.

28 şubat sürecinde Ankara Sincan'dan tanklar geçirildi
28 şubat sürecinde Ankara Sincan'dan tanklar geçirildi

DARBEYE GİDEN SÜREÇ NASIL İŞLEDİ?

Batı Çalışma Grubu

1996'nın ikinci yarısında TSK komuta kademesi, Refahyol hükümetine karşı sistematik mücadeleye başladı. Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir liderliğinde Batı Çalışma Grubu oluşturuldu. Refah Partisi'nin tüm faaliyetleri izlemeye alındı. Askeri ve sivil bürokraside fişlemeler yapıldı. TSK üst komuta kademesi, kamu kurumları ile doğrudan temas kurup yönlendirmeler yaptı. Vesayet düzeni yanlısı ana akım medya brifingler ve yönlendirmelerle meşru iktidara karşı tavır almaya başladı.

Ankara Sincan'dan tanklar geçirildi

4 Şubat 1997'de Sincan'da zırhlı araçla askerler geçiş yaptı. Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir, daha sonra bu geçiş için 'demokrasiye balans ayarı yaptık' diyecekti. Askeri darbelerin şekillendirdiği ve darbelerden beslenen parlementer sistem aynı zamanda 28 Şubat darbesine de zemin hazırladı, darbe yapmak isteyenlere fırsat verdi. Askeri vesayetin etkisinde olan Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, sivil iradenin seçtiği meşru Başbakan Necmettin Erbakanb'a 5 Şubat'ta uyarı mektubu gönderdi.

28 Şubat Milli Güvenlik Kurulu Kararları

28 Şubat'ta 9 saatlik Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı yapıldı. Toplantıda, 'laiklik' adı altında temel hak ve özgürlükleri yasaklayan kararlar ve uyarılar çıktı. Meşru hükümet baskı altına alınarak milli irade yok sayıldı.

28 Şubat post-modern askeri darbesi sonrası yaşanan gelişmeler neler?
28 Şubat post-modern askeri darbesi sonrası yaşanan gelişmeler neler?

28 ŞUBAT SONRASI GELİŞMELER

Milli iradeye, temel hak ve özgürlüklere vurulan darbe 28 Şubat post-modern askeri darbesi sürecinde Refeha Partisi kapatıldı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, Refah Partisi'nin (RP) kapatılması için dava açtı. 18 Haziran'da Necmettin Erbakan başbakanlıktan istifa etti. Halkın seçtiği meşru hükümet baskı yoluyla iktidardan düşürüldü. 16 Ocak 1998'de Refah Partisi kapatıldı. Parti yöneticilerine 5'er yıl siyaset yasağı getirildi. 

Firmalara Ambargo Uygulandı

Genelkurmay, ''irtica faaliyetleri''ni desteklediği iddiasıyla bazı firmalara ambargo uyguladı.

Brifingler Verildi

Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay başkan ve üyeleri Genelkurmay Başkanlığı'na çağırıldı ve kendilerine 'irtica' konusunda brifing verildi. Bu uygulamayla sivil irade, demokrasi ve kuvvetler ayrılığı baskı altına alındı. Bu brifing dizisi, Sivil Toplum Kuruluşları (STK) ve temsilcileri, rektörler ve basın mensupları ile devam etti.

Vesayet düzen yanlısı medya sivil iradeyi tehdit etti

Sivil irade karşıtı olan medya organları, ''irtica bahanesi''ni öne süren darbeci askerlerin ''gerekirse silah bile kullanırız'' tehditlerini manşetlerine taşıdı.

Temel hak ve özgürlükler askıya alındı

Binlerce belediye başkanı, rektör ve öğretim üyesi kovuşturmaya uğradı, istifaya zorlandı ve görevden alındı. Üniversitelerde temel hak ve özgürlüklere darbe vuruldu, başörtüsü yasaklandı. Kuran kursları ve İmam Hatip Okulları kapatıldı. Yapılan kumpas ve kurgularla yüzlerce insan haksız yere cezaevlerine atıldı.Vesayet düzen karşısında olan onlarca STK'nın faaliyetlerine son verilerek kapatıldı. Yüzlerce özel şirkete baskı uygulandı.

Ekonomik Sonuçları

28 Şubat darbesi sonucu siyasi istikrarsızlık daha da arttı. Siyasi istikrarsızlık beraberinde ekonomik istikrarsızlığı getirdi. Şubat 2001'de yaşanan ekonomik krizin nedenlerinden biri de 28 Şubat darbesinin yarattığı istikrarsız ve huzursuz ortamdır. Nitekim bu süreçte 20'den fazla özel banka batırıldı, 4 kamu bankasının içi boşaltıldı.

​​​​​​​FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in 28 Şubat'ta söyledikleri
FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in 28 Şubat'ta söyledikleri

28 ŞUBAT'TA TERÖR ÖRGÜTÜ FETÖ

15 Temmuz darbe girişiminin sorumlusu olan FETÖ terör örgütü elebaşısı Fetullah Gülen, 28 Şubat darbesi için ''Asker, demokratik yollarda sorunların çözümünü istedi'' ifadesini kullandı. Hatta daha da ileri giderek darbeci askerler için ''Onlar bazı sivil kesimlerden daha demokrat'' dedi.

Kaynak: TRDiplomacy

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×