“İnsanlık, dini doktrinden tamamen müstakil bir ahlak sistemi kurmaya muvaffak olamadı.”
-Socrates

 Bu konuyu irdelemeden evvel ahlak olgusunu temel birimleriyle ve sistematik olarak bilinenin ötesinde biraz daha açalım. Satır aralarında, felsefenin bir dalı olmasının yanı sıra günlük hayatımızda da birçok alanda kullanıp “ahlak” adını verdiğimiz bu tabir aslında neleri ifade ediyor? Neleri kapsıyor? Kast edilen anlamların dışında ne gibi anlamlara geliyor? Bu yazıyla tüm bu sorulara bir cevap oluşturmaya çalışacağız.

  İlk olarak, sözlük sayfalarını karıştırarak önümüze çıkacak anlama bakacak olursak etik(ethics) kavramıyla eşleştirebileceğimiz “ahlak” aslında Batı dillerinde  “morale” terimine karşılık gelmektedir. Manevi gücün yanında törebilim ve ahlak ilmi manalarına da gelen morale terimi Latince “moralis”ten türetilmiş olup ilk kez Cicero tarafından Grekçe “ta etika”nın karşılığı olarak kullanılmıştır.

  Köken olarak benzeşen bu tabirlerin bünyelerinde barındırdıkları ufak farklılıklar en bariz şekliyle şöyle ifade edilebilir: morale terimi somut ahlakı yansıtırken; etik, teorik ahlakı yansıtmaktadır. Biraz daha açacak olursak, torpil kullanarak atanmaktansa bir sene daha beklemeyi tercih eden Furkan öğretmen morale tabirine karşılık gelirken; torpil kullanmak ahlaka aykırıdır, yargısı etiği ifade eder. Bu noktada teori ve uygulama arasındaki fark daha açık seçik ortaya konulmakla birlikte, ne yazık ki günümüzde ahlak anlayışı etiğin -yani teorinin- önüne geçememektedir.

  Konudan fazla da uzaklaşmadan umumi ahlak anlayışını açıklayarak devam edelim. Ahlak; insanın doğuşundan itibaren sahip olduğu iyiye yönelen özellikleri ve yaşanılan toplumun gerektirdiği niteliklere riayet etmesini sağlayan normlar bütünüdür. Fakat her insan bu normları çeşitli biçimlerde temellendirir. Bu sebeple tek ve biricik evrensel ahlak yasalarından söz edilemez. Örneğin aşkın (transcendan) ahlak teorisine göre ahlak, insandan bağımsız bir gerçekliktir. İnsanın var oluşuyla beraber ortaya çıkmamıştır. Öyle ki düşünceden önce de vardır; onunla birlikte var olmaz, yalnızca keşfedilebilir. Tıpkı Platon’un mağara alegorisinde olduğu gibi, gölgeler ve idelar dünyası.

  Bu bağlamdan baktığımızda aşkın ahlak teorilerini metafizik ve idealist ahlak olarak da değerlendirmek mümkün. Nasıl tasniflenirse tasniflensin bu tip ahlaki ilkelerde temel payda saf/mutlak varlığın bilgisine gerçekler aracılığıyla ulaşmak olgusunda yatar. Bunun yanı sıra natüralist ahlak teorilerinde ise oluşturulmak istenilen ahlaki sistem, insan tabiatıyla örtüşmeli ve bu bilgiyi temel almalıdır. Çünkü insan Tanrı ve hayvan arasındaki bir basamaktır. Ne Tanrısal ne de hayvansal bir sistem insanı tanımlayamayacak ve onu çaresizliğe itecektir. Tanrı rolü yapmakla hayvana katlanmak arasında sıkışıp kalan insan ahlak yasasını da kendisinde bulamayacaktır.

  Bu teoriler çeşitlilik göstermekle beraber belli yol ayrımlarına da sahiptirler. Misalen formel ahlak teorilerine göre ahlak yasası aklın bir faktumu –yani olgusu- iken personalist değer ahlakında ahlak yasasının mutlak şartsız olduğu belirtilir. Formelciler aklı ön plana çıkartırken, personalistler kişiyi ilahlaştırarak birbirinden ayrılırlar fakat hepsinin de tanımladığı ortak olgu ahlaktır. Scheler XX.yüzyılın relativist anlayışına karşı çıkıp personayı savunurken de ahlak yasasını tanımlıyordu. Tıpkı Sokrates’in gerçeklik yargısıyla tanımladığı gibi. Aslında ne gerçekler, ne doğanın kanunu, ne akıl, ne de kişi tek başına ahlakı oluşturabilir. Ahlak, olabilecek tüm değerleri kapsayan bir birliktir. Bu bağlamda ahlakı var olan en geniş sınırlarıyla kapsayan geniş felsefe de İslam olmuştur. Teorik yönü Kur-an’da, tam uygulama örneğiyse Hz.Muhammed’in şahsiyetinde zuhur etmiştir.

  Bu risale de İslam felsefeyi barındırmaz yahut felsefede İslam’a yer yoktur diyen fikri sabitlere en güzel cevap olacak ve umuyoruz ki İslam’ın felsefe üstü bir felsefe olduğunu çaresizce kabulleceklerdir. Hala şüphe duyan sözde eleştirel zekalara önerimizse şudur: Felsefenin emrettiği gibi sorgulayın, yolun sonunda İslam’ın ışığını göreceksiniz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Avatar
Cemali Altuntaş 4 ay önce

Kaleminize sağlık. Güzel bir yazı olmuş.

Avatar
Büşra İşcan 4 ay önce

Teşekkür ederim düşünceniz için..