Erteleme Davranışının Nedenleri

Erteleme davranışına neden olabilecek çeşitli etkenler araştırmalar sonucunda ortaya konulmuştur. Bunlar genel olarak; bir otorite tarafından değerlendirilme kaygısı, etkenler arasında kalma, kararsızlık, bir güce bağımlı olma, dışardan yardım isteği, verilen vazifeden hoşnut olmama, özgüven eksikliği, tembellik, girişken olamama, başarma konusunda korku duyma, zamanı gerektiği gibi değerlendirememe, kontrol edilmeye karşı tepki, risk alma davranışı, akran grubunun etkisi ve mükemmelliyetçilik olarak sıralanabilmektedir. Bunun yanı sıra özyeterlilik inançları, irrasyonel düşünceler, cinsiyet, sınıf düzeyi, ebeveynlerin eğitim kalitesi, konsantrasyon bozukluğu, başarı amacını oryante edememe ve gerçek dışı düşünceler de erteleme davranışına yönelik temel sebepler olarak görülmektedir (Aydoğan,2008; Balkıs,2006; Ferrari, Fransisco, Morales,2007; Howell ve Watson,2007; Kandemir,2010; Pfeister,2002; Watson,2001). Ek olarak Lay, Knish ve Zanatta (1992), öğrencilerin yaşadığı erteleme davranışına katkıda bulunan belirli davranışlar katarak bu tanımın kapsamını geniş bir alana yaymışlardır. Bu araştırmacılar, erteleme eğiliminin, önhazırlık ya da uygulama eksikliğinden, yetersiz miktarda çabadan, verimsiz performans durumlarından kaynaklandığını söylemişlerdir. Örnek verilmesi gerekirse, birey çalışmak için erteleme davranışını ve oyalanmayı teşvik edici ortamı seçebilir. Bahsedilen bu son durumu seçme kendini baltalayıcı/engelleyici bir davranış biçimi olarak görülebilir (Ellis ve Knaus, 1977). Ayrıca Tice ve Baumeister (1997)  erteleme eğiliminin olumsuz bir sonucu olarak, erteleme eğilimli bireylerin, diğer akranlarıyla karşılaştırıldığında daha sık fiziksel kaynaklı problem yaşadıklarını ortaya koymuşlardır. Yapılan bu incelemede, erteleme eğilimine sahip olan bireylerin erteleme eğilimine sahip olmayan bireylerle karşılaştırıldığında dönem başında daha az stres, anksiyete ve fizyolojik rahatsızlık yaşadıkları, dönemin sonlarına doğru ise stres düzeylerinin, anksiyete seviyesinin ve fizyolojik rahatsızlıklarının arttığı aktarılmştır. Sıkça rastlanılan bulgularda, erteleme eğilimli öğrencilerin çalısmalarında sıklıkla düşük not almakta ve daha sık hastalanmakta olduğu anlaşılmıştır. Analistler, erteleme eğiliminin kısa vadeli menfaatler ve uzun vadeli engeller tarafından ortaya çıkarılan kendini baltalayıcı bir davranış kalıbı olduğu sonucuna ulaşmışlardır.

Erteleme Davranışının Türleri

Bu komplike olgu beş farklı türde incelenmektedir. Genel olarak bu türler; 

Ø  Genel erteleme eğilimi, 
Ø  Akademik erteleme eğilimi, 
Ø  Karar vermeyi erteleme eğilimi, 
Ø  Nevrotik erteleme eğilimi, 
Ø  Kompulsif ya da işlevsel olmayan erteleme eğilimi olarak değerlendirilmektedir.

Bunun yanı sıra erteleme eğilimi davranışının ilk iki türü zararsız olarak nitelendirilebilirken, birtakım durumlarda bireyin çevresiyle karşı karşıya kalma sürecinde yetersizlik ve çaresizlik duyguları yaşamasına da sebep olduğu görülmüştür (Delongins, 1982; Flett, 1985; Kanner, 1981; Milgram ve Arad, 1990. Akt.: Milgram, Tal ve Levision, 1998). Maddelenen bu davranış şekillerinden ilk ikisi görevden kaçınma, diğerleri ise karar almaktan kaçınma ile ilgilidir (Balkıs, 2006). Buna istinaden erteleme davranışının inceleyeceğimiz boyutta temelde iki türü bulunmaktadır. Bunlar akademik erteleme davranışı ve kronik erteleme (trait procratination) olarak sınıflandırılmaktadır. Kronik erteleme davranışı bir kişilik özelliği olarak belirtilirken, erteleme davranışının özel alan türü olan akademik erteleme ise bireylerin eğitim hayatına ilişkin yaptığı ertelemelerin genel adı olarak açıklanmaktadır. Akademik ertelemenin, genel erteleme türüne göre daha yaygın olduğu ve genellikle üniversite öğrencileri arasında yaygınlaştığı belirtilmektedir (Aydoğan,2008; Balkıs,2006; Ellis ve Knaus,1977; Hill, Chabot ve Barrali1978; Howell ve Watson,2007; Pfeister,2002).

Akademik Erteleme Eğiliminin Açıklanması

Akademik erteleme davranışının genel olarak akademik sorumlulukları başarma ve tamamlamayı bir sonraki güne bırakma şeklinde tanımlandığı belirtilmiştir (Senecal ve diğerleri,2003). Önceden planlanan eylem ve oluşların mantıksal temellere dayanmayan birçok mazeret sonucu yapılması gereken vakitten daha ileri bir tarihe ertelenmesi şeklinde yorumlanabilmektedir. Bu erteleme eğiliminin genel erteleme davranışından farkı eğitim hayatıyla sınırlandırılmış olmasından kaynaklanmaktadır. Bireyin eğitim hayatına ilişkin yapmış bulunduğu geciktirme eğilimidir. Ayrıca Senecal ve diğerleri(1995)’ne göre akademik ertelemenin tembellik ve verimsiz zaman yönetimi özelliğinden daha çok bireyin motivasyonel eksikliğinden kaynaklandığı belirtilmiştir. Bunun yanı sıra eğitim hayatında etkin bireyin yaşadığı sınav kaygısının da akademik erteleme davranışının en önemli sebeplerinden biri olduğu ifade edilmiştir (Scher ve Ostarman, 2002). Yapılan araştırmalar sonucunda çoğu öğrencinin başarısızlık göstermemek adına akademik erteleme yöntemini tercih ettiği gözlenmiştir (Middleton ve Midgley,1997).  Ellis ve Knaus (1997), akademik erteleme probleminin üniversite öğrencileri arasında her on öğrenciden yedisinde bulunduğunu aktarmıştır.


Akademik Erteleme Eğiliminin Nedenleri ile Mükemmelliyetçilik Eğiliminin İlişkilendirilmesi

Akademik erteleme davranışının birçok boyutu ve nedeni vardır. Bu konu ile ilgili yapılan bazı çalışmalarda, öğrencilerin yaptıkları bazı işleri diğerlerine göre daha yüksek düzeyde bir erteleme eğilimi gösterdikleri gözlemlenmiştir. Örnek verilecek olursa, Solomon ve Rothblum’un (1984) üniversite öğrencileri üzerinde gerçekleştirmiş olduğu incelemelerin sonuçlarına göre, öğrenciler sınavlara yönelik görevlerini daha az erteleme eğiliminde olurken, yazılı teslim edilmesi gereken görevleri daha fazla erteleme eğiliminde bulunmaktadırlar. Ayrıca alanda yapılan diğer bazı araştırmalarda da, erteleme davranışının görevlerin son teslim tarihini unutma, sınavlara hazırlanmayı geciktirme ve alt düzeyde bir akademik başarı davranışlarıyla ilişkili bulunmuştur (Beswick, Rothblum ve Mann, 1988; Clark ve Hill, 1994; Lay ve Burns, 1991; Rothblum ve arkadaşları, 1986; Wesley, 1994). Bu verilere ek olarak incelemeler akademik erteleme davranışının, iletişim anlayışı, etkili olmayan öğrenme metodları, düşük düzeyde not ortalaması, görevden sıkılma, kapasiteyi zorlayıcı derecede verilen ödevler, plansız çalışma alışkanlığı, irrasyonel yönde bulunan çeşitli bahaneler, kaygı düzeyi, depresyon, düşün benlik saygısı, gerçekçi olmayan düşünceler, düşük benlik yeterliliği, düşün benlik kontrolü ve doyumu erteleyememe ile bağlantılı olduğunu ortaya koymaktadır (Chissom ve Nejad, 1992; Ferrari, Johnson ve McCown, 1995; Ferrari ve Beck, 1999; Haycock, McCarthy ve Skay, 1998; Lay, 1986; Senecal, 1995; Solomon ve Rothblum, 1984). Bir diğer yönden, Ferrari ve arkadaşlarına göre ise bu akademik erteleme eğilimi cinsiyet ve etnisiteye göre anlamlı düzeyde farklılaşmaktadır (Ferrari ve diğerleri, 1995).  Literatürde erteleme davranışı ile kişilik arasında anlamlı bir korelasyonun varlığı görülmektedir. Bu kişilik özelliklerinden mükemmelliyetçilik ile akademik erteleme eğiliminin ilişkisinin açıklanması çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Mükemmelliyetçilik, bireyin içinde bulunduğu durumlar sırasında kendisini en sert biçimde eleştirmesi ve kendisi için en uç sınırları belirlemesi olarak tanımlanmıştır (Hshafran ve Mansell, 2001; akt: Kobori ve Tanno, 2005). Ayrıca aşırı eleştirel bir bireysel değerlendirme yapma ve kendisine aşırı üst hedeler belirleme (Burns, 1980; Flett ve  Hewitt, Blankenstein ve Koledin, 1991; Frost, Marten, Lahart ve Rosenblate, 1990; Stoeber ve Stoeber, 2009), kişinin davranışlarının kendisine hiçbir zaman tam manasıyla yeterli gelmemesi durumu ve bastırılamayan bir şekilde diğerlerine karşı üstün gelme çabası içerisinde aşırı bir biçimde çabalama eğilimi  (Slaney ve Ashby, 1996) olarak da tanımlanabilmektedir. Ayrıca Flett ve diğerleri (1991), mükemmeliyetçiliğin bireylerin gerçek dışı inançlarıyla ilişkili olabileceğini, Blankenstein, Flett, Hewitt ve Eng (1993), mükemmeliyetçiliğin başaramama korkusu, hata yapma, kontrolü kaybetme ve sinirlenme gibi bazı kişiye özgü  korkularla ilişkili olduğunu bulmuşlardır.

Ellis ve Knaus (1977) erteleme davranışına sahip olan bireylere; “Her şeyi her zaman en iyi bir şekilde yapmaya yönelik engellenemez talebiniz sizi bir şeyi zamanında yapmaktan kaçınmaya ya da hiçbir şekilde onu hiçbir zaman yapmamak için bir bahane bulmaya sürükler.” şeklinde açıklamışlardır. Ulaşılan bu mantığa göre erteleme eğilimi bir işi, bir görevi yeterli bir şekilde tamamlamak için oluşturulan aşırı dogmatik inançlardan ve başarılı olma yeterliliğine temellendirilen benlik değeri algısından ileri gelmektedir. Bununla birlikte erteleme eğilimi/davranışı ile mükemmeliyetçi kişilik özellikleri arasındaki ilişkiyi inceleyen çeşitli çalışmalara bakıldığında, etkenler arasında anlamlı ilişkiler olduğu görülmektedir (Ferrari, 1992; Martin ve arkadaşları, 1996). Örnek verilirse, Ferrari (1992), erteleme eğilimi ile mükemmeliyetçi kişilik özellikleri arasındaki korelasyonu  incelediği çalışmasında, erteleme eğilimi yüksek olan bireylerin kendilerini daha mükemmeliyetçi özelliklerine sahip olarak nitelendirdiklerini rapor etmektedirler. Bir başka biçimdeyse, Martin ve arkadaşlarının (1996), erteleme eğilimi ile çok boyutlu mükemmeliyetçilik ölçeğinin alt boyutları arasındaki ilişkileri araştırdıkları çalışmalarında, erteleme eğilimi ve mükemmeliyetçi kişilik özellikleri alt boyutları arasında farklı derecelerde anlamlı ilişkiler bulmuşlardır. Örneğin erteleme davranışı ile mükemmeliyetçilik kiiilik özelliklerinin kabul isteği alt boyutu arasında pozitif, kendi yönelimli (self-oriented) mükemmeliyetçilik alt boyutu ile erteleme eğilimi arasında anlamlı negatif ilişkilerin varlığı gözlemlenmiştir. Bu inceleme, diğeri yönelimli mükemmeliyetçi kişilik özelliklerinden daha çok, bireyin kendi yönelimli mükemmeliyetçilik eğilimlerinin, erteleme eğilimiyle olumsuz ilişkili olduğunu ortaya koyması bakımından önemli görülmektedir.
 
Mükemmelliyetçilik Eğilimi ve Boyutlandırılması

Mükemmelliyetçiliğin iki boyutu bulunmaktadır. Tek ve çok boyutlu olarak kategorilize edilen mükemmliyetçilik davranışına sahip olan bireylerin kendilerini ortaya konulan ürünler sonucu elde edilen başarıya göre değerlendirdiği ve elde edilmesi imkansız olan amaçlar uğruna sürekli çaba gösterdikleri gözlemlenmiştir (Burns, 1980).  Çok boyutlu bakış açısından değerlendirilen mükemmliyetçiliğin üç ana bölümü vardır. Bunlar; kendine yönelik mükemmelliyetçilik, diğerlerine yönelik mükemmelliyetçilik ve sosyal düzene karşı mükemmelliyetçiliktir. Kendine yönelik mükemmelliyetçilik, bireyin kendisine ulaşılması güç hedefler belirlemesi ve bu hedeflere, kişisel mükemmelliyetçiliğe ulaşmak, başarısızlıktan kaçınmak adına durmadan çaba harcaması şeklinde tanımlanmaktadır. Diğerlerine yönelik mükemmelliyetçilikte ise başka bireylerin üzerinde kapasitelerinin çok üzerinde ve gerçekçi olmayan beklentilere girme, inanç besleme eğilimidir. Diğerlerine yönelik mükemmelliyetçilik davranışı bireyde suçluluk, güven kaybı, öfke, kin ve hayal kırıklığı gibi duygu durumlarına yol açabilir. Bir diğer tür olan sosyal düzene karşı mükemmelliyetçilikte ise bireyler diğerlerinin gerçek dışı niteliklere sahip olduğunu ayrımsarlar. Farkına varılan bu mükemmelliyetçi diğerleri, bireyin de mükemmel olması için bireye baskı yapmaktadırlar. Bireyler de başkalarınca negatif algılanmaktan korku duyarlar ve diğerlerince onaylanmayan her türlü durumdan uzakta dururlar, şeklinde tanımlanmıştır (Hewitt ve Flett, 1991).  Her alanda en üst başarıyı göstermeyi amaçlayan bu tip mükemmelliyetçi kişilerin belli prensipleri, mükemmeliyetçiliklerini koruyan belli düşünce kalıpları bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi de erteleme eğilimini doğuran “ya hep ya hiç” prensibi olarak gösterilebilmektedir (Erözkan, 2009). Mükemmelliyetçi bireylerin başarısızlıktansa ya hep ya hiç prensibi çerçevesinde görevi ertleme eğilimi gösterdikleri araştırmalarla sabittir.

Martin ve diğerleri (1996)’nin yaptığı araştırmalarda erteleme davranışı ile çok boyutlu mükemmelliyetçilik arasında anlamlı ilişkiler saptanmıştır.
 
 İşcan, B. (2016). Üniversite Öğrencilerinde Akademik Erteleme Eğilimi ve Mükemmelliyetçilikle İlişkilendirilmesi. Kırıkkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×