marsterraformingtimelapse

     Evrende insan dışında düşünebilen canlı türleri var mı? Yüksek ihtimalle evet… Peki, insan yuvasından, Dünya’dan başka bir yerde yaşayabilir mi? Özellikle güneş sistemimizdeki gezegenlerden birinde “yaşam” için gerekli koşullar oluşturulabilir mi? Bir bakalım.

     Yaşama elverişli olan gezegenler, genel olarak “suyun, yüzeyinde sıvı halde bulunabileceği gezegenler” olarak tanımlanır. Zira bilinen bütün yaşam biçimleri suya bağımlıdır. Ancak sudan başka sıvıların da yaşam oluşumunu sağlayabileceğini öne süren görüşler de mevcut. Buna rağmen “su” uzayda en çok bulunan sıvı türü olduğu için üzerinde yaşam bulunma olasılığı bulunan öte gezegenler araştırılırken suyun bulunma ihtimalinin kuvvetli olduğu bölgeler odak merkezi olur.

     Bir gezegene su veya atmosfer dışarıdan etki yoluyla sağlanabilirse orada yaşam oluşumu mümkün kılınabilir mi? İşte “terraforming” adı verilen yöntem bu soru üzerine ortaya çıkmış ve şu an fikir aşamasında olan bir gezegensel evrim planıdır.

     Terraforming, en genel tanımıyla dünyalaştırma ya da yeryüzü şekillendirme, bir gezegenin ya da uydusunun koşullarını dünyaya benzetme, yani insanların yaşayabilmesi için uygun hâle getirme sürecidir.

     Henüz uygulamada herhangi bir örneği olmasa da pek çok bilim insanı tarafından muhtemel senaryolar üretilmekte, Science gibi bilimsel dergilerde yayımlanmaktadır. Fikir aşamasında olan tasarılardaki aday gezegenler ise Mars, Venüs, Jüpiter'in uyduları, Ay ve hatta bazı büyük göktaşlarıdır. Mars başta olmak üzere Europa, Ganymede, Callisto gibi Jüpiter'in dev uyduları, Satürn'ün Titan adlı uydusu ve cüce gezegen Ceres düşünülmektedir.

     Uzaya çıkanlarda baş dönmesi, mide bulantısı, kusma gibi ani semptomlar gözlemlenebilmektedir. Uzay tutması denilen bu olayın deniz ya da uçak tutmasından pek farkı yoktur. Esas sorun uzayda uzun bir süre zarfında kalındığı zaman ortaya çıkmaktadır. Kas zayıflığı ve denge duyusu kaybının yanı sıra, omurgada %5-6, leğen kemiğinde %10-12, kalçada %7-9'a varan kemik erimeleri gerçekleşebilmektedir. Bu da Mars'a yapılacak muhtemel bir insanlı uçuşta yolculuk esnasında ciddi kemik kırılmaları olabileceğini gösteriyor. Bu yüzden astronotlar için aynı yer çekim gücünü uygulayacak giysiler hazırlanmaktadır. Ayrıca kemik erimesine engel olabilecek egzersizler ve ilaçlarla ilgili çalışmalar devam etmektedir. Uzun süre sevdiklerinde çok uzakta kalan ve kapalı mekanlarda ortaya çıkması kaçınılmaz olan psikolojik sorunlara maruz kalan astronotlar ciddi psikolojik eğitim almaktadır.

     Terraforming için aday olan üç gök cismi üzerine üretilen düşüncelere bir göz atalım şimdi de. 

MARS

     Pek çok bakımdan Mars, Güneş Sistemi'ndeki gezegenler içinde Dünya'ya en çok benzer olanıdır. Mars'ın bir zamanlar yapı ve ortam olarak Dünya'ya benzediği düşünülüyordu. Bu etmenler göze alındığında Mars en etkili terraforming hedeflerinden biri olacaktır.

     Mars’ın yaşanabilir bölgenin dış kenarında bulunduğu ve Güneş Sistemi'nin bir bölgesinde hayat var olabileceği düşünülüyor. Mars, yoğunlaştırılmış sera gazlarının yeterli atmosfer basıncında yüzeyindeki sıvı suyu destekleyecek genişletilmiş yaşanabilir bölge olarak bilinen bir bölge sınırındadır. Mars atmosferi ve toprağı sülfür, nitrojen, hidrojen, oksijen, fosfor ve karbon dahil çok önemli temel unsurlardan birçoğunu içerir. Mars'taki yerçekiminin Dünya'dakinin %38’i kadar olması belli sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına sebebiyet verebilir. Mars’ın Manyetosfer tabakasından yoksun olması da güneş sistemi radyasyonundan korunmayı zorlaştırmaktadır. Mars’ı dünyalaştırmak için; Karbon Dioksit Süblimleştirme, Amonyak gönderme, yörüngede ayna kullanımı, Flor bileşiklerinin kullanılması, Asteroid etkisi, yansıtabilirlik azaltma gibi yöntemler önerilmektedir.

     Mars'ta insanların yaşadığı bir ortam kurulduktan sonra Mars'ın kutupları hidrojen bombaları ile patlatılacak, on yıl içinde sera etkisiyle sıcaklıklarda yükselme ve su kaynağında artış sağlanacaktır. 

VENÜS

     Venüs her 243 günde bir ve son derece yavaş döner. Bu dönme hızı bitkiler ve hayvanların uyumu için zorluk çıkarabilir. Yavaş dönüşü yüksek olasılıkla, belirgin manyetik alanın olmamasına sebep olur. Bu hususları erteleyecek olursak Venüs'ü dünyalaştırmak için üç büyük değişim gerektiğini görürüz. Bunlar: 450 ° C olan yüzey sıcaklığının azaltılması, karbon dioksit ve kükürt dioksitin atmosferden kaldırılması veya dönüştürülmesi ve Atmosfere oksijen ilavesi aşamalarıdır. 

EUROPA

     Europa, terraforming için aday gösterilen gök cisimlerinden ve Jüpiter’in uydularından biridir.

     Jüpiter'in etrafında çok büyük bir radyasyon kemeri olması başlangıçta insanın gözünü korkutsa da bilim insanları uzay teknolojisi ile bunun üstesinden gelinebileceğini öne sürüyorlar. Bu sıkıntının üstesinden gelinebileceğini varsaysak da, Europa'yı dünyalaştırmak pek kolay olmayacak. Bunun için büyük değişimler gerekecektir: Bir ozon tabakası oluşturulur. Bu tabaka, ultraviyole radyasyonu emer ve yüzeye ulaşan zararlı radyasyon miktarını azaltır. Ayrıca manyetik alan kurulması gerekir. Oksijenin yüzdesinin Dünya’daki gibi uygun olması gerekir. Atmosferik basıncın arttırılması gerekir. Fazla yüzey suyunun veya buzun çıkarılması gerekir.

     Gördüğümüz kadarıyla bu terraforming işi oldukça meşakkatli bir iş. Fakat ilerleyen yıllarda bu fikirler belki faaliyete dönüşür ve güneş sisteminde gezegenler arası akraba ziyaretleri söz konusu olabilir. İnsanlar Güneş Sistemi’nde bilinen en yüksek dağ olan Olympos Mons’a kayak yapmaya gidebilir, Europa gecelerinde Jüpiter manzarasına karşı yemek yiyebilir.

     Hayali bile insanı heyecanlandırıyor değil mi?

     Bakalım bu hayaller gerçek olacak mı…
 
     Selam ile…
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×